12 Eylül 2012

Stevie Wonder'a Son-ki-üç!

      Merhabalar, ben 'ruhunhali'nin bir diğer üyesi  Mary Jane . Baktım uzunca bi' zaman olmuş, ilk yazımı yazayım dedim. Asıl yazarımıza selam olsun! :)

      Bildiğiniz üzere, 14 Eylül'de Garanti Bankası'nın 'Garanti Caz Yeşili' etkinlikleri kapsamında,  Stevie Wonder İstanbul'da (Küçükçiftlik Park'ta)  ilk konserini gerçekleştirecek. Ben de sizler biyografiyi okurken dinleyebileceğiniz, Stevie Wonder'ın bugüne kadar özel ve güzel parçalarından bir liste oluşturdum. Dinlerken okuyabilir; okurken dinleyebilirsiniz, iyi keyifler..:)
      Bu arada dün bakmıştım,  2.kategori biletleri tükenmiş. Konser olsun bilet olsun ayrıntılı bilgi için burayı tıklayabilirsiniz.    
Stevie Wonder by ruhunhali.blogspot.com on Grooveshark
Stevie Wonder

  Stevie Wonder (gerçek adı Stevland Judkins, daha sonra Stevland Morris) (d. 13 Mayıs 1950, Michigan), ABD’li şarkıcı, söz yazarı, müzisyen ve aktivist.
  21 Grammy ödülü sahibidir (bu yaşayan bir sanatçı için rekordur), aynı zamanda bir hayat boyu başarı öldülü ve En İyi Film Müziği Oscar’ını kazanmıştır. Gitar, bateri, piyano ve mızıka gibi birçok müzik aletini çalabilmektedir. Birçok eleştirmen tarafından müzik dehası olarak kabul edilmektedir.


  Çocukluğundan beri görme engelli olan Stevie Wonder, 13 yaşından bu yana dünya çapında yüz milyonlarca albüm satmıştır. Annesi Lula Mae Hardaway, Stevland Judkins’i 13 Mayıs günü kucağına aldığında küçük bebeğin gözünde bir sorun olduğu anlaşıldı. Prematüre doğan Stevland, küvözde kendisine verilen aşırı oksijenin etkisiyle görme yetisini kaybetmişti. Sevimli Stevland’ın bir anda içine doğduğu dünyayı görebilme şansı olmamıştı. Ancak hayatının sonraki yılları, hiç de doğumu gibi şanssız ve hüzünlü geçmeyecekti.
  Henüz çocukken, kilisede piyano ve armonika çalmaya, şarkı söylemeye başladı. Ardından Michigan Görme Engelliler Okulu'na yazıldı ve burada klasik piyano dersleri aldı.
Küçük adam, henüz 12 yaşındayken, The Miracles'tan Ronnie White ile tanışma fırsatı buldu. White, onu, annesiyle birlikte Motown Kayıt Şirketi'ne davet etti. Stevland'ın yeteneğinden çok etkilenen genç müzisyenin tavsiyesiyle Motown'un CEO'su Berry Gordyona ilk sözleşmesini teklif etti ve "Sen bundan sonra Küçük Stevie Wonder'sın!" diyerek dünyaya yeni bir yıldızın doğuşunu müjdelemiş oldu. 

        Küçük Stevie Wonder'ın İlk Bombası: "Fingertips"
"Küçük Stevie Wonder", ilk sözleşmesini imzaladıktan bir yıl sonra "Fingertips" ("Parmak İzleri") adlı şarkısını kaydederek beğeniye sundu. Şarkıda hem vokalleri üstlenmiş, hem de bongo ve armonika çalmıştı. Dönemin yetenekli genç müzisyenlerinden 24 yaşındaki Marvin Gaye de ona davullarıyla eşlik ediyordu. "Fingertips",     
  Amerika Birleşik Devletleri'nin popüler müzik listelerinde birinci sıraya yerleşti. Bu müthiş başarı, Küçük Stevie Wonder'ın ne kadar "büyük" olabileceğinin ilk kanıtı olarak hafızalara kazındı.
60'ların ortalarına kadar "With a Child's Heart" ("Bir Çocuğun Kalbiyle"), "Uptight (Everything's Alright)" ("Telaşlı" [Her Şey Yolunda"]), ve bir Bob Dylan parçasının yorumu olarak "Blowin' In The Wind" ("Rüzgarda Savrulmak") gibi birbirinden değerli popüler parçalarla güç kazanan Wonder, Motown'ın beste kolunda da görev almaya başladı ve hem kendisine, hem de aynı kayıt şirketinin etiketini paylaşan şarkıcılara eserler üretti. En önemli çalışmaları arasında, Smokey Robinson ve The Miracles'ın seslendirdiği listebaşı parça "Tears of a Clown" ("Bir Palyaçonun Gözyaşları") da bulunuyordu.
  Stevie Wonder, 14 Eylül 1970'te, henüz 20 yaşındayken, kendisinden dört yaş küçük olan şarkı yazarı   Syreeta Wright ile hayatını birleştirdi. Evlilikleri yalnız 18 ay sürdü. Ancak müzik dünyasındaki birliktelikleri uzun süre devam etti. Birbirinden başarılı eserlere birlikte imza attılar.
        70'lerin Işıltısı
  1970'li yıllar, Stevie Wonder'ın ilk altın çağıydı. Sintisayzır ve elektronik klavye kullanımında gerçek bir usta oldu. İlerici karakteri ve daima yenilik üretmeyi amaç edinmiş tarzıyla, popüler müziğe yön veren parçalar yaratmayı sürdürdü. "I Was Made to Love Her" ("Onu Sevmek İçin Yaratılmışım"), "For Once in My Life" ("Hayatımda Bir Kez Olsun"), "My Cherie Amour" ("Benim Sevgili Aşkım") ve "Signed, Sealed, Delivered I'm Yours" ("İmzalandı, Mühürlendi, Gönderildi, Seninim") gibi şarkılarla döneme damgasını vurdu.
Stevie Wonder, Motown'dan yirmibirinci yaşgününde ayrıldı. Bu etiketle çıkardığı son albümü, "Where I'm Coming From" ("Geldiğim Yer") oldu.
   Wonder, bu dönemden sonra bağımsız olarak iki albüm kaydetti. Yeterince özgür olmadığı gerekçesiyle ayrıldığı Motown şirketinin, ona, yaratım alanında sınırsız kredi vermeye ve kendi şarkılarının yasal haklarını iade etmeye razı olmasıyla Stevie Wonder & Motown ikilisi yeniden bir araya gelmiş oldu. Sonraki yıllarda o dönemin "klasiği" olarak nitelendirilecek olan "Music of My Mind" ("Zihnimin Müziği") albümü, ikinci baharın ilk etkinliğiydi. 
  5 ay sonra, 1972 yılının Ekim ayında "Talking Book" ("Konuşan Kitap") ile popüler müzik listelerinde yine zirvede yer aldı. Ardından gelen "You Are The Sunshine of My Life" ("Sen Hayatımın Güneş Işığısın") da liste başı oldu. Stevie Wonder, bu şarkılarla üç Grammy Ödülü'nün sahibi oldu.
  Wonder'ın kariyerindeki en önemli çalışmalardan biri olan "Innervisions", 3 Ağustos 1973'te müzikseverlerle buluştu. 9 şarkıdan oluşan 44 dakika 12 saniyelik kayıt, sanatçıya yeni başarılar kazandırdı. "Higher Ground" ("Daha Yüksek Yer") ve "Living For The City ("Şehir İçin Yaşamak"), müzik listelerinde birinci sıraya yerleşirken, "Don't You Worry About a Thing" ("Hiçbir Şey İçin Üzülmüyor Musun"), pop teklileri listesinde ikinciliğe ulaştı.
  Düzenlemesinden şarkı sözlerine, sintisayzır kullanımından üretimine kadar hemen her noktasında Stevie Wonder'ın imzasını taşıyan albüm; sanatçıya, "Yılın En İyi Albümü", "Mühendisliği En İyi Olan, Klasik Olmayan Kayıt" ve "En İyi R&B Şarkısı" dallarında üç Grammy daha kazandırdı. En iyi R&B şarkısı ödülüne layık görülen parça, "Living For The City" oldu. Büyük yankı uyandıran "Innervisions" albümü; 2001'de VH1 müzik televizyonu tarafından tüm zamanların en iyi 31. albümü, 2003'te ise Rolling Stone dergisi tarafından tüm zamanların en iyi 23. albümü seçildi.
Bitmeyen Kayıplar
  Stevie Wonder'ın, eşsiz bir kayıpla başlayıp ışıltılı sanat yıllarıyla devam eden yaşamı, 6 Ağustos 1973 günü ikinci büyük sarsıntıyı misafir etti takvim yapraklarında. Olay yaratan "Innervisions" albümünün çıkmasından sadece birkaç gün sonra oldukça ağır bir trafik kazası geçirdi. Yük taşıyan bir kamyondan düşen kütük, otomobilinin camından içeri girip başına isabet etmişti. Dört gün komada kaldı. Yeniden hayata döndüğündekoku alma yetisini kaybetmişti.
          Ve Yine Diriliş...
  Bütün olumsuz gelişmelere rağmen güçlü Stevie Wonder, müzik dünyasındaki görkemli gösterisine kaldığı yerden devam etti. 1974 Mart'ında Madison Square Garden'da müthiş bir konser verdi. Sonrasında da müzik çalışmaları ve canlı performanslar hız kazandı. 1974'te "Innervisions", 1975'te ise "Fulfillingness' First Finale" ("Tatminin İlk Finali") ile peşpeşe iki Grammy Ödülü'ne daha layık görüldü. Bir sonraki yıl, "En İyi Albüm" dalındaki Grammy, şarkıcı ve besteci Paul Simon'a verilmişti. Simon, ödülü aldıktan sonra kürsüde yaptığı esprili konuşmada "Bu yıl albüm çıkarmadığı için Stevie Wonder'a teşekkür ediyorum" demişti. Ancak bir yıl sonra Stevie Wonder, yeni albümü "Songs In The Key of Life"("Yaşamın Anahtarındaki Şarkılar") ile bir kez daha En İyi Albüm Grammy'sini kazanmayı başardı.
  Stevie Wonder, kariyerinin her döneminde adından sıkça söz ettiren bir sanatçı oldu. Amerikalı rap müzik icracısı ve yapımcı Kanye West, 2005 yılında verdiği bir röportajda "Şu an piyasada olanlarla yarışmaya çalışmıyorum. Benim asıl yarışmaya çalıştıklarım, Stevie Wonder'ın 'Innervisions'ı ve 'Songs In The Key of Life'ı. Böyle bir şey söylemek, tanrıya saygısızlık yapmak gibi ama, neden bu eserler bir çıta olarak seçilmesin" diyerek Wonder'ı yüceltmişti. Benzer söylemler, usta sanatçının yaşamı boyunca farklı ağızlarda tekrarlandı.
  1979'da "Journey Through The Secret Life of Plants" ("Bitkilerin Sır Dolu Yaşamına Yolculuk" filminin müziklerini yaparak gerçekleştirdiği dönüşün ardından, Jermaine Jackson'ın seslendirdiği "Let's Get Serious"ı yazdı. 82'de "Do I Do" ("Yaptım mı"), "That Girl" ("O Kız") ve"Ribbon In The Sky" ("Gökyüzündeki Şerit") geldi. Ayrıca Paul McCartney ile ortak olarak ürettiği "Ebony and Ivory" ("Abanoz ve Fildişi") de müzik listelerini altüst ediyordu.
1984'te "The Woman In Red" ("Kırmızılı Kadın") filminin müzikleriyle gündeme geldi. "I Just Called to Say I Love You" ("Seni Sadece Sevdiğimi Söylemek için Aradım") adlı parça, Amerika ve İngiltere'nin pop ve R&B listelerinde zirveye yerleşti. 1985'te bu parçayla "En İyi Şarkı" dalında Akademi Ödülü (Oscar) aldı.
Bir sonraki yıl gelen "In Square Circle"dan çıkan "Part-Time Lover" ("Yarı Zamanlı Aşık") da büyük beğeni toplayarak liste başı oldu.
"Stevie Wonder" Efsanesi
  1985 yılına gelindiğinde Stevie Wonder, başta Amerika olmak üzere tüm dünya için bir marka, bir efsane olmuştu. Sonraki yıllarda Grammy ödül gecelerinden olimpiyat oyunları seramonilerine kadar çok sayıda dev organizasyonda canlı performans sergiledi. 2 Temmuz 2005 tarihinde Live 8 Konserleri'nin Philadelphia ayağında sahne aldı.
  Müzik dünyasının devleri, en büyük idolleri olarak hep onu gösterdiler. Michael Jackson'dan Tori Amos'a, Mariah Carey'den Sting'e, George Michael'dan Justin Timberlake'e kadar milyonları peşinden koşturan onlarca şarkıcı ve müzisyen, en çok etkilendikleri ve ilham aldıkları isminStevie Wonder olduğunu dile getirdiler.
  Moda tasarımcısı Kai Milla Morris ile evli olan Stevie Wonder'ın, en küçüğü kendisi gibi 13 Mayıs tarihinde (2005) doğan tam 7 çocuğu bulunuyor. Sanatçının, yukarıda sözünü ettiğimiz ilk eşi Syreeta Wright, kemik ve göğüs kanseri nedeniyle 6 Temmuz 2004'te yaşamını yitirdi. Wonder;"Signed, Sealed, Delivered, I'm Yours", Don't Know Why I Love You" ("Seni Neden Sevdiğimi Bilmiyorum") ve "I Was Made To Love Her"gibi önemli parçalarında yardımcı besteci olarak imzası bulunan annesi Lula Mae Hardaway'i ise 2006 yılında yitirdi. Hardaway, 76 yaşındaydı.
Stevie Wonder, yaşamını Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde sürdürüyor. Gözlerini açmadan bütün dünyayı, hatta daha fazlasını görüyor. Etkin bir insan hakları savunucusu, gerçek bir sanatçı...      
    Gezegenin her yerinde simgeleşip sonsuzluğa uzanan ismi, şık giyimi ve yüzünden hiç eksik olmayan sevimli  gülümsemesiyle karşımzda duruyor.
 (kaynak burada)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder